• GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’Ü ŞÜKRAN VE MİNNETLE ANIYORUZ
  • ESNAFLARA İNGİLİZCE VE RUSCA KURSU
  • ALESO ÜYELERİNE %10 İNDİRİM
  • ÜYELERE YABANCI DİL DESTEĞİ
  • ALESO'DAN ÜYELERİNE AKARYAKIT İNDİRİMİ
  • ALESO AŞURE İKRAMI YAPTI
  • ESNAFLARA TÜP İNDİRİMİ
  • SAYAÇLAR BEDAVA
  • YÖNETİM KURULUNDAN KALKIŞMAYA SERT TEPKİ
  • ANTALYA TURİZM SEKTÖR TOPLANTISI YAPILDI
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10


TÜRKİYEDE MESLEKİ EĞİTİM
Ülkemizde meslek eğitiminin tarihine bakıldığında, Selçuklu ve Osmanlı’nın ilk zamanlarında mükemmelleşen ve Ahilik adıyla anılan sistem sayesinde meslek ve sanatların, usta-çırak ilişkisi içinde kuşaktan kuşağa aktarıldığı görülmektedir. Çıraklık eğitimi Ahilik sisteminin bütüncül eğitim anlayışı içerisinde uzun bir süre başarı ile sürdürülmüştür. Ancak Osmanlı İmparatorluğunun 17. yy’ dan itibaren giderek zayıflaması ve batıdaki gelişmeleri yakalayamaması gibi nedenler, Ahilik teşkilatının zayıflayarak meslek eğitimindeki fonksiyonunu yitirmesine neden olmuştur.

Çıraklık eğitimi Osmanlı İmparatorluğunun yıkılması ile kurulan yeni Türkiye Cumhuriyetinde de uzun bir süre göz ardı edilmiştir. Sanayileşme politikaları çerçevesinde Cumhuriyetin ilk yıllarında kalkınma yatırımlarına  öncelik verilmiş ve sanayiin ihtiyaç duyduğu ara insan gücünün yetiştirilmesi görevini devlet üstlenmiştir. Bu dönemde devletin meslek eğitimi modeli olarak desteklediği ve yaygın olarak  uyguladığı model örgün meslek eğitimi modeli olmuş, eğitimin ağırlıkla işyerinde verildiği çıraklık modeline ilişkin  örnekler ise ancak birkaç kamu işletmesinde açılan çıraklık okulları ile sınırlı kalmıştır.
 
İşyerinde meslek eğitimi ile ilgili ilk düzenleme 1938 yılında yapılmış ve çıkarılan 3457 Sayılı Kanun ile ortalama yüzden fazla işçi çalıştıran işletmelere işyerlerinde meslek kursları açmaları zorunlu kılınmıştır. Diğer yandan esnaf ve sanatkar kesimi geleneksel yöntemle çırak yetiştirmeye devam etmiştir.

1977’de çıkarılan 2089 Sayılı Çırak, Kalfa ve Ustalık Kanununda yalnızca çıraklık eğitimine ilişkin düzenlemelere yer verilmiştir. Daha sonra 1986 yılında çıkarılan 3308 Sayılı “Çıraklık ve Meslek Eğitimi Kanunu” ile hem 2089 Sayılı Kanun uygulamasındaki eksikler giderilmeye çalışılmış, hem de örgün meslek eğitimi ve çıraklık eğitimi ilk defa bu Kanunda birlikte yer almışlardır.
1991 yılında 507 Sayılı Esnaf Sanatkarlar Kanununda bazı değişiklik ve ekler yapan 3741 Sayılı Kanun, 2005 yılında ise 5362 Sayılı Kanun çıkartılmış olmasına karşın, halen mesleki eğitimin yeniden yapılanması gündemdeki yerini korumaktadır. Çoğunlukla küçük işletmeler tarafından geleneksel biçimde sürdürülerek günümüze ulaşan çıraklık eğitiminde, 3308 Sayılı Kanunun çıkarıldığı 1986 yılından bu yana küçümsenmeyecek gelişmeler kaydedilmiştir. Bunun en önemli göstergesi, 2089 Sayılı Kanunun son uygulama yılı olan 1985’de 13.000 olan çırak öğrenci sayısının, bugün 250.000’i geçmiş olmasıdır.

3308 sayılı Kanun, ülkemiz mesleki eğitim sisteminde reform niteliğinde değişiklikler gerçekleştirmiştir. Ancak tüm dünyada yaşanan hızlı değişimin ve gelişmenin sonucunda Kanunda değişiklikler yapmak zorunlu hale gelmiştir. Kanunu değiştirmek amacıyla  Milli Eğitim Bakanlığınca 1994 yılında bu yana bir çok çalışma yürütülmüştür. Özellikle zorunlu eğitimin 8 yıla çıkarıldığı 1997 yılından sonra yoğunlaşan çalışmalar sonucunda, 3308 sayılı Kanunu ve ilgili bazı diğer kanunları değiştiren bir tasarı hazırlanmış ve 29/06/2001 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülerek kabul edilmiştir.         

10/07/2001 tarihinde 24458 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 4702 sayılı "Yükseköğretim Kanunu, Çıraklık ve Meslek Eğitimi Kanunu, İlköğretim ve Eğitim Kanunu, Millî Eğitim Temel Kanunu, Çıraklık ve Meslek Eğitimi Kanunu, Millî Eğitim Bakanlığının Teşkilât ve Görevleri Hakkında Kanun ile 24.3.1988 Tarihli ve 3418 Sayılı Kanunda Değişiklik Yapılması ve Bazı Kâğıt ve İşlemlerden Eğitime Katkı Payı Alınması Hakkında Kanun ile Millî Eğitim Bakanlığının Teşkilât ve Görevleri Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun" ile, ülkemizin mesleki eğitim sisteminde yaşanan sorunların çözülmesi ve Avrupa Birliğine geçiş sürecinde ülkemiz insan gücünün daha nitelikli hale getirilmesi hedeflenmektedir.

Kanunda yapılan değişiklikler ile;

ü
 3308 sayılı yasanın uygulanmasında oluşan tereddütleri gidermek ve mesleki ve teknik eğitimde sistem bütünlüğü sağlamak üzere;

- Çıraklık ve Mesleki Eğitim Kanunu Þ Mesleki Eğitim Kanunu
- İşçi Þ Personel
- 50 ve daha fazla işçi Þ 20 ve daha fazla personel
- Çıraklık Eğitimi Merkezi Þ Mesleki Eğitim Merkezi
- Çıraklık ve Mesleki Eğitim Kurulu Þ Mesleki Eğitim Kurulu
- İl Çıraklık ve Mesleki Eğitim Kurulu Þ İl Mesleki Eğitim Kurulu
olarak değiştirilmiştir.

ü  Ortaöğretim, mesleki ve teknik eğitim ağırlıklı olarak yeniden yapılandırılacaktır. Örgün ve yaygın mesleki ve teknik eğitim programlarının bir arada uygulanacağı, sertifika, belge ve diploma veren “mesleki ve teknik eğitim merkezleri” adıyla yeni eğitim kurumları kurulmaya başlanmıştır. Örgün, yaygın ve çıraklık eğitimi arasında yatay ve dikey geçişler ve denklik sağlanmıştır.

ü  Mesleki ve teknik ortaöğretim ve yüksek öğretim programlarının bütünlüğü ve devamlılığı esasına dayalı olmak üzere, mesleki ve teknik ortaöğretimi bitiren öğrenciler, istedikleri takdirde bitirdikleri programın devamı niteliğinde veya en yakın programların uygulandığı meslek yüksek okullarına sınavsız olarak devam edebilecektir. Meslek yüksek okuluna devam ederek mezun olan öğrencilerin yüzde 10’undan az olmamak üzere ayrılacak kontenjanlara göre alanlarındaki lisans programlarına dikey geçiş yapmaları sağlanacaktır.

ü Genel lise mezunu olup meslek lisesi telafi eğitimi görerek meslek lisesi diploması alanlar, meslek lisesi mezunları gibi alanlarındaki yüksek öğretim programlarına sınavsız geçiş yapabileceklerdir.

ü
  Vakıflar; kazanç amacına yönelik olmamak koşuluyla, bir üniversite veya ileri teknoloji enstitüsüne bağlı olmaksızın, ekonominin ihtiyaç duyduğu alanlarda yüksek nitelikli iş gücü yetiştirmek amacıyla meslek yüksek okulu kurabileceklerdir.
Bu yasa ile getirilen vakıfların kar amaçlı olmamak üzere meslek yüksekokulu açabilmeleri hükmü, mesleki eğitim açısından olumlu bir gelişmedir.

ü Meslek lisesi mezunları, bir yıl çalışma zorunluluğu olmadan doğrudan ustalık sınavlarına girebilecektir. Mesleki ve teknik ortaöğretim kurumu veya mesleki ve teknik eğitim merkezinden diploma alarak mezun olanlar, alanlarında Bakanlığa bağlı iki yıllık bir yaygın eğitim kurumunu bitirmeleri ve durumlarını belgelendirmeleri halinde doğrudan ustalık belgesi alabilecek ve işyeri açabileceklerdir. Teknik lise mezunları ile dört yıllık diğer mesleki ve teknik eğitim okul ve kurumlarından mezun olanlara, ustalık belgesinin yetki ve sorumluluklarını taşıyan, mesleklerinde “İşyeri Açma Belgesi” verilecektir.

ü   Kanunun yayımı tarihinden önce ustalık belgesi sahibi olmadığı  halde işyeri açmış olanlara 5 yıl içinde, verilecek telafi eğitimi sonunda başarılı olmaları halinde ustalık belgesi verilecektir.  4702 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 10 Temmuz 2001 tarihinden önce çıraklık eğitimi uygulama kapsamında bulunan bir meslek dalında Kanuna aykırı olarak ustalık belgesi olmadan işyeri açanlara, belgeye ulaşmaları için  bir hak tanınmış olmaktadır. Telafi eğitimine başlama tarihini illerde İl Mesleki Eğitim Kurulu belirleyecek ve bu uygulama 10/07/2006 tarihine kadar devam edecektir.

ü Hükümet, işçi, işveren ve diğer sosyal tarafların temsil edildiği, merkezde “Mesleki Eğitim Kurulu”, illerde “İl Mesleki Eğitim Kurulu” oluşturulmuştur. Bakanlıktaki Mesleki Eğitim Kurulunda, mevcut üyelere ilave olarak İçişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı, Turizm Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı, Sağlık Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı, Bankalar Birliği Başkanı veya üst düzey temsilcisi, Türkiye Serbest Muhasebeciler, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği (TURMOB) Başkanı veya üst düzey temsilcisi, İl Mesleki Eğitim Kurulunda ise Belediye Başkanı veya temsilcisi, Defterdar veya temsilcisi, İl Sağlık Müdürü veya temsilcisi, mesleki ve teknik eğitim yapan okul ve kurum yöneticileri, SSK Sigorta Müdürü veya temsilcisi de görev yapacaktır. Mesleki Eğitim Kurulunun aldığı kararlar, ayrıca bir onaya gerek kalmaksızın Bakanlık ve ilgili meslek kuruluşlarınca yürütülecektir.
Kanunun kapsamı ile birlikte Mesleki Eğitim Kurulunun ve İl Mesleki Eğitim Kurulunun  da kapsamı genişletilmiştir. Kanun uygulamalarının takibi, değerlendirilmesi ve yeni politikaların belirlenmesi açısından önemli bir yere sahip olan Kurullara katılımın  geniş tutulması olumlu bir gelişmedir.

ü   On veya daha fazla öğrenciye beceri eğitimi yaptıran işletmeler eğitim birimi kuracaklardır. Buna göre; 200 personeli olan bir işyeri, bu personelinin %5’i oranında 10 öğrenciye beceri eğitimi yaptıracağından, bu işyerinin eğitim birimi kurması gerekecektir.

ü   Beceri eğitimi yaptıracak işletmelerde öğrenci sayısının tespitine esas olarak kullanılan “50 ve daha fazla işçi” terimi “20 ve daha fazla personel” olarak değiştirilmiştir. Böylece uygulamada karşılaşılan tereddütler giderilecek, daha fazla öğrencinin işletmelerde beceri eğitimi görmesine imkan sağlanarak, işletmelerde beceri eğitimi daha da yaygınlaşacaktır.

ü  Bu kanun kapsamına alınan işyerlerinde üretimde kaliteyi artırmak, mesleki eğitimi özendirmek için işyerlerinde, alanında mesleki eğitim almış olanlar istihdam  edilecektir.

ü 19 yaşından gün almış olanlar da yaşlarına ve eğitim seviyelerine göre çıraklık eğitimine alınabilecektir. Daha önce 3-4 yıl olan çıraklık eğitim süresi, ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri alınarak 2-4 yıl olarak belirlenecektir. Lise ve daha üst düzeyde genel eğitimden sonra çıraklık eğitimine başlayanların çıraklık eğitimi süresi, mesleklerin çıraklık eğitimi süresinin yarısına kadar kısaltılabilecektir.

ü   İşletmelerde yapılan mesleki eğitimin denetimine bu eğitimden sorumlu işletmelerin bağlı olduğu oda veya birlik temsilcilerinin de katılımı sağlanacaktır. Bakanlık denetim mekanizması içine meslek kuruluşlarını da alarak daha katılımcı bir sistem oluşturmaktadır.
Sonuç olarak yeni düzenlemeyle eğitim sisteminin bütününün yeniden yapılanması sağlanmıştır. Ortaöğretim dikey ve yatay geçişlere imkan veren, istihdam yaratan, mal ve hizmet üretiminde kaliteyi amaçlayan, akademik eğitim düzeyini yükseltmeyi ve ulusal rekabet gücümüzü arttırmayı hedefleyen esnek bir yapıya kavuşmuştur.

HALI VE KİLİM YIKAMA MESLEĞİ, 3308 SAYILI KANUN KAPSAMINA ALINMIŞTIR
3308 sayılı Kanun kapsamındaki Tekstil Ürünleri ve Halı Temizleme Meslek Dalı kapsamına alınmıştır. Söz konusu Kurul Kararı Kapsamında; Halı ve Kilim Yıkama İşletmeciliği TESK Ustalık (Esnaflık) Belgelerinin 3308 sayılı kanunun 35.maddesi kapsamında değiştirilecektir. Önemle duyurulur.
Detay için tıklayınız ...

33 MESLEĞE DAHA MESLEKİ YETERLİLİK BELGESİ ZORUNLULUĞU GETİRİLDİ
33 meslekte daha belge zorunluluğu getirilerek, MYK Mesleki Yeterlilik Belgesi zorunluluğu getirilen meslek sayısı 48’den 81’ e çıkmıştır
Detay için tıklayınız ...

İHALE İLANI
İlçemizde Açık İhale Usulü Taşınır ve Taşınmaz Malların Satış ilanı
Detay için tıklayınız ...

MESLEKİ YETERLİLİK BELGENİZİ ALDINIZ MI?
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfında yer alan aşağıdaki mesleklere Mesleki Yeterlilik Belgesi alma zorunluluğu getirdi. ilgili tebliğ 25.05.2015 tarihli ve 29366 sayılı Resmi Gazete’ de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Detay için tıklayınız ...

GIDA İŞLETMELERİNİN KAYIT VE ONAY TARİHLERİNDE UZATMA
modernizasyon planındaki yatırımını 31/12/2014 tarihine kadar tamamlayamayan gıda işletmelerine, 15/2/2015 tarihine kadar müracaat etmiş olmaları ve İl/İlçe Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü tarafından uygun bulunması halinde yatırımlarını tamamlamaları için 01/01/2017 tarihine kadar ilave süre verilebilecektir.
Detay için tıklayınız ...

ÇALIŞANI OLANA İLK YARDIM EĞİTİMİ
6331 sayılı kanunu uyarınca, elemanı olan işverenin, acil durumlarla mücadele için işyerinin büyüklüğü ve taşıdığı özel tehlikeler, yapılan işin niteliği, çalışan sayısı ile işyerinde bulunan diğer kişileri dikkate alarak; önleme, koruma, tahliye, yangınla mücadele, ilk yardım ve benzeri konularda uygun donanıma sahip ve bu konularda eğitimli yeterli sayıda kişiyi görevlendirme ve her zaman hazır bulunmalarını sağlama yükümlülüğü bulunmaktadır.
Detay için tıklayınız ...

TEHLİKELİ VE ÇOK TEHLİKELİ MESLEKLERE MESLEKİ YETERLİLİK BELGE ZORUNLULUĞU
Tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfında yer alan mesleklerde Mesleki Yeterlilik Belgesi Zorunluluğuna İlişkin Tebliğ 25.05.2015 tarihli ve 29366 sayılı Resmi Gazete’ de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Tebliğ ekinde yayınlanan ve aşağıda yer alan listede belirtilen mesleklerde Mesleki Yeterlilik Belgesi zorunlu hale getirilmiştir. İşbu Tebliğin yayım tarihinden itibaren on iki ay sonra (25.05.2016) Mesleki Yeterlilik Belgesi olmayan kişiler bu mesleklerde çalıştırılmayacak. Belgesiz kişiler çalıştırılması halinde işveren veya işveren vekillerine Çalışma ve İş Kurumu il müdürlüğü tarafından her bir çalışan için 500 Türk Lirası idari para cezası verilecektir.
Detay için tıklayınız ...

AZ TEHLİKELİ İŞ YERLERİ İSG HİZMETİNİ KENDİLERİ ÜSTLENEBİLECEK
10’dan az çalışanı bulunan ve az tehlikeli sınıfta yer alan işyeri işverenleri veya işveren vekilleri, İSG hizmetlerini kendileri üstlenmek istemeleri halinde Bakanlıkça ilan edilen eğitimleri tamamlamak şartıyla (işe giriş ve periyodik muayeneler ve tetkikler hariç) iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini yürütülebileceklerdir.
Detay için tıklayınız ...

HAL KAYIT SİSTEMİ KAPSAMINDA GÜVENLİK SÖZCÜĞÜ UYGULAMASI BAŞLIYOR
02.01.2016 tarihinden itibaren Çağrı Merkezi üzerinden yapılacak bildirimler esnasında ‘‘Güvenlik Sözcüğü’’ uygulamasına geçileceğine ilişkin duyurunun da Bakanlığın www.hal.gov.tr web adresinde 01.12.2015 tarihinde yayınlanarak ilan edildiği ifade edilmiştir
Detay için tıklayınız ...

YENİ TİP EHLİYETLERDE İSTENEN FOTOĞRAF ÖZELLİKLERİ
01/01/2016 tarihinden itibaren yeni tip sürücü belgelerinde kullanılmak üzere sürücü ve sürücü adaylarından istenecek fotoğrafların özellikleri aşağıda sunulmuştur.
Detay için tıklayınız ...

Online Ziyaretçi 1
Dün Tekil 110
Bugün Tekil 83
Toplam Tekil 94606